Tohum Ağı Toplantısı’nda muhteşem insanlarla tanışıp, deneyimlerini ilk ağızdan dinlemenin, yeni fikirler üzerinde birlikte kafa yormanın yanında uygulamalarını birebir yerinde görme şansı da bulduk. Toplantı sonrasında ziyaret ettiğimiz Meyvelitepe‘yi özellikle anmak isteriz.
Meyvelitepe’nin yaratıcıları İsmail Bey ve Jale Hanım büyük bir misafirperverlikle bizi bahçelerinde gezdirip, uyguladıkları yöntemleri adım adım gösterip anlattılar. Yükseltilmiş yataklar ve kardeş bitkiler ile gerçekten çok başarılı sonuçlar elde etmişler. Yukarıdaki fotoğrafta yükseltilmiş yatakların kök salmaya uygun, kompost ve coco-peast karışımlı yumuşacık toprağını, arka planda böceklerle mücadele için dikilen kadife çiçeklerini ve bambulardan yapılmış sarılma kafeslerini görüyorsunuz. Bu uygulamaları bloglarında açık bir dille  fotoğraflar da ekleyerek yazıyorlar. Organik bahçecilikle ilgilenenlere şiddetle öneririz.


Akşamları sobalar yanıyor artık buralarda, Ege kıyılarında bile. Bahçenin yazın budanan dallarından, çamların dökülen kozalaklarından olan kışlık yakacağımız hazır. Ateşi yakmadan önce üzerine iki şey koymayı unutmamak gerek; demlemek için çay, ısınsın diye taş. Sobada yavaş yavaş demlenen çayın içine bergamut, mandalin ya da limonun kabuğundan kesip koyuyoruz biraz, inanılmaz bir rayiha veriyor. Taşları ise çok uzun süre ısılarını muhafaza ettiklerinden sobanın üzerinde tutuyoruz. Sıcacık, yuvarlacık taşları alıp ayak ucumuza, yastık kenarına koymak çok keyifli oluyor.


Türkiye’de yarınlara yerel ve köylü tohumlarını taşıma misyonu üstlenenler olarak  14-15 Kasım’da Yalova’da buluştuk, biliyorsunuz. Toplantının ardından, katılımcılardan Zeynep Bilgi Buluş şahane bir yazı kaleme aldı. Haber metnine bu linkten ulaşabilirsiniz: http://www.ntvmsnbc.com/id/25022399/

Web günlüğümüzün 10.000′lik tıklamalarında bir anket sorusu hazırlayıp, cevap veren izleyicilerimiz arasından en şanslısına bir adet el yapımı defter hediye ediyorduk. Biraz önce baktık ki 30.000′i çoktan geçmişiz; o yüzden hemen 3.anketimizin sorusunu soruyoruz:
E-posta listemize eklenmek ister misiniz? Cevabınız evet ise sağ kolonda, “bağlantılar” kısmının hemen altındaki kırmızı/mavi zilli e-posta listesi başlığına tıklayın ve mailinizi bize iletin :) 
Şanslı kişiyi kasım ayına kadar listelenenler arasında bir çekiliş yapıp belirleyeceğiz… Haydi bakalım.

3. Kuşak Defterler

Kasım 18, 2009


3. kuşak Sinek Sekiz Defterleri’nin tamamı artık görücüye çıkmış bulunuyor. Daha önceki serilere kıyasla çok daha uzun bir tasarım, üretim, fotoğraf çekimi süreci geçirdik. Birbirinden hem üretim biçimi, kağıt çeşidi hem de dikiş tekniği ile farklılaşan ama yine de toplamda bir bütünlük içeren şahane defterler ortaya çıkarmak için uğraştık.  Defterleri sınırlı sayıda hatta bazılarından sadece tek kopya olarak ürettik yine.
Bu arada söylemeden geçmeyelim, el yapımı defterlerimiz, NTV Yeşil Haber’e konu oldu birkaç gün önce, sürpriz bir biçimde. http://www.ntvmsnbc.com/id/25022087 adresine tıklayarak habere bir göz atabilirsiniz.
Defter meraklıları için de unutmadan şu linki verelim: http://sineksekiz.pasaj.com/ Buradan da yukarıdaki görselde sadece bir kısmını gördüğünüz kolleksiyonla ilgili tüm detaylara ulaşabilirsiniz.


Geçen hafta Cuma günü 14-15 Kasım’da Yalova’da gerçekleştirilen Türkiye Tohum Ağı Toplantısı’na katılmak için yola düşmüştük. Yalova, İznik ve İstanbul’da, yenilikler, özlem gidermeler ve deneyimlerle dolu günler geçirdikten sonra yeniden Bodrum’a döndük. Artık masamızın başındayız. Ne zamandır güncelleme bekleyenlere hemen müjde verip, gönüllerini alalım: 5 günlük bu aradan sizinle paylaşacak bavul dolusu şeyle ve toprağımıza ekeceğimiz yeni tohumlarla döndük. Anlatacaklarımıza geçmeden önce onca emekle yetiştirdikleri bitkilerden aldıkları ve büyük bir gönül açıklığıyla bizimle paylaştıkları tohumlar ve dostlukları için sevgili Bilgi Buluş ve Meyvelitepe’nin nazik sahiplerine teşekkür etmek isteriz. Gelir gelmez çantamızdaki bu kıymetli emanetleri çıkardık ve yerlerine yerleştirmeden önce fotoğrafladık. Tohumların bir kısmını Burçe Beril Tuzcu’nun hediye ettiği, ona sinek sekiz işaretini hatırlatan seramik kabın içine koyduk, şahane oldular!

398
Ne zamandır üstünde çalıştığımız, yeni seri el yapımı defterlerimiz artık görücüye çıkmaya hazır. Bir kısmını internette satışa çıkardık bile. Meraklılar http://sineksekiz.pasaj.com/ adresinden incelemeye başlayabilir hemen. Önümüzdeki günlerde fotoğraf ve açıklamaları web günlüğümüze de ekleyeceğiz. Görüşlerinizi, fikirlerinizi heyecanla bekliyoruz şimdiden..


GDO yönetmeliğinin ardından başlattığımız “Yerel Tohumlarınıza Sahip Çıkın” kampanyası NTV’nin Yeşil Haber bölümüne konu oldu. Habere  buradan ulaşabilirsiniz.

Blogda Yenilik

Kasım 12, 2009

9Huhu, sessizce çalıp duran minik zilimizi farkettiniz mi? Bir e-posta listesi oluşturmaya karar verdik de, onu duyuruyor kendisi. Sağ kolondaki “sayfalar” başlığının altında duruyor, ”bağlantılar”dan hemen sonra geliyor, gördünüz mü şimdi?  Lütfen mail listemize kaydolmakta tereddüt etmeyin. Posta kutunuzu meşgul etmeyiz, bilgilerinizi hainlerle paylaşmayız, şüpheniz olmasın. Yakında kitaplarımızı rafa çıkaracağız, tarihler kesinleşince web günlüğü takipçilerimize de duyurusunu yapmak isteriz, o bakımdan çalıyoruz zilinizi.
* Web günlüğümüzün güzelleşip işlevselleşmesi için emek veren sevgili arkadaşımız Barış Çetinkol’a müteşekkiriz.

394
Yakınımızda küçük bir patika var, eskiden dere yatağıymış, buralardaki birçoğu gibi. Arada sırada yürüyüşe çıktığımızda, güz aylarından birinde ya da baharda, hele de yağmur sonrasıysa, çok güzel manzaraların içinden geçiyoruz. Geçen gün ise etrafa baka baka yürümenin haricinde bir şey yaptık; biraz zeytin topladık.
395
Şaşkaloz köpeğimiz Cimbim’i de kattık önümüze. Tabii ki çok sevindi bu işe zira gün içinde çoğunlukla bağlı oluyor, yakınımızda yapılan kasıtlı hayvan zehirlenmeleri yüzünden özgürlüğünü gün içinde kısıtlamak zorunda kaldık. Kedilerle oynayıp, uzunca ipi sayesinde oraya buraya hareket edebilse de yine de koşup coşamıyor. Her gün çıktığımız bu tip yürüyüşler aslında bizden çok onun için.
396
Ve gelelim yürüyüşün bereketine… Yol boyunca, bir gün önceki yağmurun şiddetiyle dallarından kopup düşmüş siyahlı yeşilli zeytinler vardı. Şans diye buna denir!
397