Çoban Salata Bostanı

Haziran 28, 2010

Keşke zaman “yaz akşamüstleri”nde dursa… Göz almayan bir ışık altında herşey şahane gözüküyor; akşamsefaları çiçeklerini açıp, kokularını salıyor, güneşin yakıcılığı olmayınca dışarıda iş yapmak da kolaylaşıyor.
Bizim bostanın bu yaz durumu iyi.
Bütün alanımızı domateslere ayırdık bu sefer; geçen seneki pembe domates hasadımızdan aldığımız tohumlardan fide yaptık, bir de Bilgi Buluş’un hediyesi olan shumei domateslerinin tohumlarını ektik. Şimdi küçük çocuk boyunda olan 50 küsur domatesimiz var. Hepsi çiçeklendi ama çok azı meyve vermeye başladı.
Domatesleri ektiğimiz alanın her iki yanında 2 tane de yükseltilmiş yatağımız var. Bu yatakla için çok besleyici, bol kompostlu yumuşacık bir toprak karışımı hazırladık. Toprak yüzeyini nemli tutmak için de malç yaptık; yani bir kat karton üzerine kuru ot katmanı. Bir de birbirine faydalı bitkileri yanyana diktik; kadife çiçeklerini, fesleğenleri sebzelerimizin yanından eksik etmedik.
Ve işte sonuç: küçücük, tazecik bir salatalık. Tohumunu Hope vermişti, tabii ki organik…

Bu da eski araba lastiğinden yapılma dev saksısının içinde genç bir balkabağı. Geçen sene bostanın ortasına dikmiştik, her yeri kaplamıştı arsız.
O yüzden bu sene ayrı büyütüyoruz kendisini.

4 Responses to “Çoban Salata Bostanı”

  1. beste Says:

    o sizde hasat erken benim bebekler daha yeni kendine geldi. Araba lastigi zararli olmaz mi insan sagligina acaba? O guzel mavi bankta oturup derin nefesler almak lazim/

  2. filiz Says:

    bereketli hasatlar iremcim, hersey cok lezzetli gorunuyor! ben de iyi yiyorum burada, ingiltere’de organik cok yaygin :)

  3. tijen Says:

    Yoksa Philippe ve Hope hala Bodrum’da mı yaşıyor? Tohumunu Hope vermişti deyince. Ne güzel insanlardır. Onlar mı gerçekten? Dereköy’de yaşarlardı, Phillippe ahşap heykeller yapar, Hope kilimleriyle onları giydirirdi. Onların ilişkisine hepimiz öyle hayrandık ki…

  4. sineksekiz Says:

    Onlar sahiden! Dereköy’deki, o her köşesine binbir emek verilmiş evde yalnız yaşıyor bir süredir Hope; Philippe ise toprakta, suda, havada. İlişkileri hala hayranlık uyandırıcı, Philippe yok ama her yerde yaşıyor.
    Tohumlar, bostan hazırlığına yardıma gittiğimiz Mart ayından. Geniş gönüllü Hope bize en lezizlerini vermişti, tatlı patates yemiştik beraber.
    Blogda o güne dair bir yazı da yazmışız, bakın:
    https://sineksekiz.wordpress.com/2010/03/15/bostanlar-bahar-ekimine-hazirlaniyor/


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: