“Kaygılanmak ya da umut etmek değil, yeni silahlar aramak gerekiyor”

Ağustos 28, 2010

Size hep güzel fotoğraflar, umut dolu yazılar yazmaya; günü neşeyle, hayata şükrederek yaşamaya alışkınız. Bu yüzden biraz daha zor geliyor, bu fotoğrafları ekleyip, olan biteni anlatmak. Ama bu yokedici işlerin ne kadar kolaylıkla yapılabildiğinin farkına varılmasının şart olduğunu düşünerek yazmayı bir sorumluluk addediyoruz. Daha dün inanılmaz bir haber okuduk; Machael‘e Hidroelektirik santrali yapılması söz konusuymuş, buradan habere göz atabilirsiniz. Machael ki dünyanın korunması gereken 23 biyorezervinden, Türkiye’deki en nadide ekokistemlerinden biridir. Burada doğanın dilinden anlayan muhteşem insanların yaşadığı ve  binlerce yıllık geleneksel bilgileri devam ettirdiği küçük, el değmemiş, tamamen doğaya dayalı ekonomisi olan köyler vardır.  Ve işte böyle kıymetli şeyleri yoketmek ne yazık ki bu ülkede aslında düşündüğümüzden çok kolay.

Nefesini arkamızda hissettiğimiz inşaat da bizim hayatımıza tecavüz ederek devam ediyor. Önce bütün otları söktüler, yabani böğürtlen çalılarını, ağaç köklerini. Ve beton taşlarla toprağın üzerini örttüler, canlı olan hiçbirşey nefes alamasın, güneş göremesin de ölsün diye. Bütün bunları yapmak için harcadıkları zamanın en az 2 katını, bu beton kaplamanın etrafını 2,5 metre yüksekliğindeki dikenli tellerle çevirmeye harcıyorlar. Bu dikenli telleri sadece askeri alanların etrafında görebilirsiniz. O yüzden aklımıza şöyle bir soru takılıyor:
Bu adamlar yani arsayı alan otobüs firması, nasıl bir tehlike yaratıyor ki arsanın etrafını böyle bir dikenli tel duvarla çevirme gereği duyuyor?

Bir ay kadar önce ise bu yokedici enerji etrafımızda değildi. Fotoğraflara bakıp üzülüyoruz ama bir yanda da kelimeler var, inanıyoruz, biliyoruz… Şu sıra iş makinesi sesleri arasında zihnimizde en çok yankılanan Deleuze‘ün bir cümlesi:

Kaygılanmak ya da umut etmek değil, yeni silahlar aramak gerekiyor.”

8 Responses to ““Kaygılanmak ya da umut etmek değil, yeni silahlar aramak gerekiyor””

  1. veysi Says:

    merhaba, bu duruma üzüldüm. zati olacaklardan biriydi, para peşindeki obur çekirge sürüsü şehir insanları yayılımından.. Machael beni endişelendirdi, bi gün avatar filmindeki gibi uykumdan uyanabilirim ‘çocukluğumla hoş geldin diyen yerimde’ nikel ve çinko madencilerinin dozer sesleriyle. aman gitsin gelmesin aklıma.

  2. eda Says:

    en büyük silah anlatmak değil mi zaten, cümle kurmak.
    inadına bıkmadan, bir kişi kalmayana dek susmamak.

  3. burcu Says:

    çok üzüldüm yanıbaşınızda olan bitene. neredeyse evinizin içine girmiş. birşey yapılamaz mı acaba? herkes her istediği yere gelip otabüs terminali kondurabiliyor mu? yasal mı bu?
    uzaktan da olsa “oturduğum yerden kaygılanmak ya da umut etmek sinir etti beni!”

  4. anil Says:

    çapraz tarlada ekinlere zarar verdiği için hayvan zehirleyenler, arka tarlada mirası kaptırdığı için sinirlenen ve ağaç kesenler, para uğruna yan komşunun evini otobüs garına çevirenler… sadece bu insanlar mı kötü yoksa çağ mı kötü? burdan kaçıp gitmek veya savaş silah sloganları mı? bence bu insanlara kızmak bana anlamsız geliyor. bence bunlar fiziksel olarak değil zihinsel olarak aşılması gerekenler; yoksa insan nereye giderse, nerde yaşarsa mutlu olamaz…çünkü insan istilacı ve doyumsuzdur!

  5. damla Says:

    bu durumda umutlu olmak zaten zor da, kaygılanmamak elde degil.. guzel olan herseyin kolayca ve hizla hizla kayip gitmesi.
    Savasmak ve silah kusanmak da bana fazla “savaskan

  6. damla Says:

    bu durumda umutlu olmak zaten zor da, kaygılanmamak elimde degil.. guzel olan herseyin kolayca ve hizla hizla kayip gitmesi.
    Savasmak ve silah kusanmak da fazla “savaskan” cagrisimlara sahip bence.
    sevgili Anil, savasmak- hele de koru korune kardesinle ya da dogayla savasmak da, doyumsuzluk ve istilacilik kadar ilkel geliyor bana. Bu ilkellikleri insanlik asacak, asmak zorunda! bu ilkelligin otesindeki isleri hergun one cikarmaliyiz, onlara emek ve zaman ayirmaliyiz.

  7. sineksekiz Says:

    Yukarıda alıntıladığımız cümleyi biraz açmak gerek. Deleuze ‘yeni silahlar aramak gerekiyor’ derken kelimeyi düz anlamıyla denk düştüğü nesneler için kullanmıyor kanımca. Burada bahsettiği ‘mücadele etmek için aracı olarak kullanılacak şeyler’. Bu yüzden silahlar derken kastettiği salt bir düşünce, onun üzerinden geliştirilmiş bir cümle ya da üretilmiş bir nesne olmaya açık..

  8. damla Says:

    evet, “mucadele” iyiymis…


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: