Durgun Sular Dalgalanınca

Kasım 7, 2010


İlk defa bu kadar ara verdik yazmaya. Özledik anlatmayı, olan bitenler hakkında gündelik düşünmeleri, can can haberler vermeyi. Ama hayatımızın ortasına dup! diye betondan bir taş düştü, durgun sular dalgalandı, yüzeye çıkmamız için çabalamak gerekti, bu sürede işte zaman aktı geçti..
Geçen yaza kadar mandalina bahçesi olan hemen arkamızdaki arazi artık bir OTOGAR. Etrafı dikenli teller ve yüksek dikmelerle çevrildi,  3 dönüm betonla kaplandı, içine vinçle prefabrik bir dört duvar kondu, karanlık yüzlü adamlarla beraber otobüsler geldi. İnanılmayacak gibi ama herşey çok kısa sürede oldu, bitti, hayata geçti, başka hayatları hiçe saydı ve işlemeye başladı.
İşte bu yüzden bir toprak parçasında durup duran küçük bir taş evin içinde ve etrafında geçen ve ondan beslenen hayatımız, incecik köklerimiz parçalandı, ışığımızı kesildi, bir sürü canlıyla beraber bizim de düzenimiz bozuldu.
Duracağımız, dururkan kök salıp, beslenip meyve vermeye başlayacağımız bir yere ihtiyacımız var yeniden. Etrafa saçıldık ama toparlanacağız, merak etmeyin.
Bir de; toparlanana kadar günlüğümüzü pek güncelleyemeyebiliriz. Biraz ara, ama sonra kaldığımız yerden. Siz de beklemeye söz verirseniz tabi..

(Kalemler, kağıtlar kutuda, kutular masanın üzerinde, fotoğraf makinası başka bir yerde kendini kapattı, yeşilliklere açılacak zamanını bekliyor. Bu yazının görseline bizden birşey eklemeyemedik bu yüzden. Yukarıdaki çizimi blubicicletta‘dan ödünç aldık)

5 Responses to “Durgun Sular Dalgalanınca”

  1. fatoş şahin Says:

    Eet oradan geçerken benimde içim cızz ediyor hiç yakışmadı o güzelim taş eve mavi boyalı saksıların içindeki güzelliklere.Rahatsız olunmayacak gibi değil hemen dibinize yapışmışlar . Şimdi nereyi güzelleştireceksiniz nereye taşınacaksınız merak ettim . Orası sizin kendi eviniz değilmiydi ? Umarım yine aynı doğallıkta yine aynı güzellikte bir yer bulursunuz da paylaşırsınız bizimle .Size kolay gelsin

    Fatoş Şahin

  2. MehtapM Says:

    Hay allah, ne büyük şanssızlık! Kaçış yok mu betonlardan!
    Çok kolay gelsin, eminim daha güzelini bulacasınız.
    Mehtap

  3. anil Says:

    siz televizyon takip etmeyenlere söylüyorum: şu an medyada (daha şimdiden) bodrum-gümüşlük reklamları yapılmakta – hem de 2 ayrı reklamda. Özellikle de “gardens of Babylon”. İstanbul sosyetesinin bu yeni keşfi sayesinde bodrum yarımadası bu yaz tamamen tüketilmiş olmaya en büyük aday.

  4. kucukevim Says:

    Bu kısacık yazı ile, nasıl derinden hissettim orda olup bitenleri, bölünmüşlüğü, soğukluğu.. Darman duman olmak ne kolay günümüzde.
    Bu durum yüzyıllardır devam ediyor. Elinde gücü olan, diğerlerini hiçe sayarak konduruyor yapılarını . Bu kimi zaman baraj, kimi zaman otogar oluyor. Kimi zaman da ormanları kesiliyor, suları dağılıyor insanların.
    Ancak biz oralardaki feryat figanları duymuyorduk. Şimdi, şehirden kırsala gidenler, kırsaldakilerin sözcüsü olabiliyorlar. Kırsaldakilerin sözlerini duyurmalarına aracı oluyorlar ve biz biliyoruz artık, olup biten talanın.
    Maalesef bu talan her zaman iyi için, güzel için olmuyor. Gelişim keşke sadece hep daha iyi için olsa. Hepimiz yaşamışızdır, çok sevdiğimiz bir “şey” olur, biraz eskir gibi olur, yerine yenisini alırız ama, ıh ıhh, yenisi eskisinin tadını vermez… Biz almışızdır, bir koymuşuzdur yenisini ama yine de nerde o eskisinin pratikliği, rengi vb.
    Beton geliyorum demiyor, geliyor.
    Sizin için belki bu başka yeni güzelliklere açılan bir fırsat olarak yerini alacak güncelerde..Otogar gelmişti, biz de yeni bir yer arıyordum, burayı öyle bulduk, diye anlatırsınız inşallah ilerde yeni mekanınızı…
    sevgiyle,
    Bilgi


  5. Bunları yaşamak zorunda olduğunuz için çok üzüldüm. Çoğumuzun hayalini kurduğu bir hayatı yaşarken, her şey bu kadar güzel giderken… Umarım en kısa zamanda düzeninizi kurarsınız.

    Ne yazık ki hayatta herşey bizim kontrolümüzde olamıyor. Keşke o otogarı oraya açmadan önce etrafında yaşayanların izni alınsa, 1 kişinin bile rızası olmadan o inşaatlar yapılamasa.

    Bir de çok gereksiz bir ayrıntı ama merak ettim. İnşaat devam ederken “Çevreye verdiğimiz geçici rahatsızlık için özür dileriz” tabelasını asma ikiyüzlülüğünü gösterdiler mi?

    Sevgiler,
    Gonca


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: